Embed

AY ADASI’NA BEŞ YILIN ARDINDAN BİR TUR

Ay Adası, şair Ahmet Doğru’nun 2000 milenyumunda soyut bir kaçış için kurduğu söz alanı. Bu yüzden sayfayı açınca ilk karşılaşacağınız söz:

 

“yeni suretin çiziyorum âlemim

 ortaya tuhaf bir şey atmadım

 beni sürekli öne çıkarmama kızmasınlar

 söyle onlara beni ben yaratmadım”

 

çıkışması olur.

 

Şiir kitabının beş bölümü var: İlk Söz, Gecenin Gizemine, Ayın Aydınlığına, Güneşin Güzelliğine ve Son Söz.

 

İlk Söz bölümünde bizi iki şiir karşılıyor; “Ötelere Göz Kırpma” ve “7.4 Mersiyesi”. Münacat havasındaki “Ötelere Göz Kırpma”da der ki:

 

“kentin en güneyinden

                                   ışıkların dağınık gölgesinden

kucak dolusu devşirme çiçekle

                                   çocukça gelivermeli.”

 

Gecenin Gizemine bölümünde on bir şiir var. Aşk teması etrafında oluşmuş bu şiirlerde, hüzün en önde duruyor, gizemli dizelerin kendini gösterdiği şiirlerde keder ile elem de ağırlıklı olarak hissediliyor ve şair “Ondörtlünün Şarkısı”nda diyor:

 

“tutunmaz gülüm/semen endişeli yüzüme

 elemim kederinden dertlenir yara alır

 aşina olduğumdan çilelerin özüne

 gam çekmekle tükenmez dert yanıma kâr kalır”

 

Ayın Aydınlığına bölümünde on şiir var. Yine aşkın ağırlıklı olduğu bu dizelerde hafif aydınlanmalar başlıyor ve diyor ki şair:

 

“baksanıza şefim sınıfıma kaçıncı mevki benim yerim

 annem mi o gelen kadın kısa o uzun boylu adam mı babam

 aşık olacağım şu kız mı ince sarışın ela

 ay ışığı gibi bir şey bu mu başıma bela”

 

Güneşin Güzelliğine bölümünde on şiir var. Yine aşk etrafında dolaşan bu şiirlerde ütopik hayaller, sevinçli dizeler ve ironik bakışlar da kendini gösterir. Şair “Güneş Kentleri”ni kurmuştur. “Soğuk Mavi Kent”te der ki:

 

“çarpık duyuyorduk

                                   güneşi soğuk soğuk

 alnımızda dünya kadar ter

 göçebe olduğumuzdan

                                   yolları unutmuştuk

umut muştu yollarımıza dökülen yorgunluk”

 

Son Söz bölümüne geldiğimizde, artık sona geldiğimizi ve her gelişin bir de gidişi olduğunu “Son Sahne” şiiriyle hissederiz. Çünkü bizi uğurlayan ölümdür ve şair der ki:

 

“perdeler aralanıyor son sahne

 ölüm makyajımı tazele”

 

Kitabı kapadığımızda arka kapakta bizi bekleyen bir dörtlük daha vardır:

 

“dağınık saçlarımın yarısı hasret yarısı gurbet

geçen her günüm aslında bir yığın gamdır

gülümsemelerim objektiflere böyle kaygısız

sahte olsa bile zamandan intikamdır”

 

Bizim turumuz, tanıtım için kısa oldu. Siz Ay Adası’nı tanımak için daha uzun turlar yapabilirsiniz.

 

                                                                                                      Selim V. İnce, Şubat 2005

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !